Elie Wiesel Bugünün Yahudisi Pdf E-kitap indir


Birkenau'ya gece yarısı varışı anımsıyorum. Haykırmalar. Havlayan köpekler. Parçalanmak üzere olan ailelerin son kez bir arada olması. Genç bir Yahudi çocuğu babasının yanında erkekler konvoyunda ilerliyor. Onlar yürürken gece de kendileriyle birlikte dev alevlerin gökyüzünü yutmak ister gibi yükseldiği yere doğru yürüyor. Birden esir kampından biri yürüyenlere yaklaşıp gördüklerini, gecenin gerçeğini açıklıyor: Geleceği, geleceğin yokluğunu, sırrın anahtarını, kötünün gücünü. O konuşurken küçük erkek çocuk güven vermek ister gibi babasının koluna dokunarak, "Bu olanaksız değil mi?" diye fısıldıyor. "Onun sözlerini dinleme. Sadece bizi korkutmak istiyor. Söyledikleri imkânsız, akıl almaz. Anlattıkları bambaşka bir çağa, Ortaçağa ait. Yirminci yüzyılda, çağımızda bunlar olamaz. Dünya, Baba, uygar dünya böyle olayların gerçekleşmesine izin veremez."

Ancak uygar dünya bunları bilmesine karşın sessiz kaldı. Dünyadaki insanlar o zaman neredeydiler? Ve dünya kültürü nasıl böyle en aşağı noktaya inebildi? Bütün o ruhani liderler, o düşünürler, gerçeğe âşık olan filozoflar, adaletle sarhoş olan ahlakçılar öğretilerini Auschwitz'in büyük usta seçicisi Joseph Mengele'yle nasıl bağdaştırabildiler? Bir yerde ciddi, korkunç bir yanlışlık yapıldığını kendi kendime söyledim. Fakat bunun ne doğasını ne de failini biliyordum. Tarih ne zaman ve nerede böyle korkunç bir döneme girmişti?



https://turbobit.net/z3ge8lq1y5yw/El...udisi.zip.html